Hayatta Kaç Yanlış Bir Doğruyu Götürür?
- 2 Tem
- 2 dakikada okunur
Bir musibet, bin nasihatten yeğdir.1
Türkiye'de okula adım attığı günden beri herhangi bir sınava girmiş herkesin ezbere bildiği, içselleştirdiği, adeta genetik kodlarımıza işlenen bir kural var: "4 yanlış 1 doğruyu götürür."
Bunu düşünürken fark ettim ki bu bizi, bizim toplumumuzu en iyi anlatan düzen. Sanki asıl mesele "bilgiyi ölçmekten" ziyade "hata yapmayı cezalandırmak" gibi.
Toplumumuzda hata yapmak pek kabul görmez, kolay affedilmez ve hoş görülmez. Çocukluktan itibaren hayatımız boyunca en çok uğraştığımız şey "hata yapmamak" üzerine kuruludur. Aman düşme, aman dökme, aman yanlış bir şey söyleme, aman yanlış yapma...
Sınavdaki o kural kodlarımıza işlenmiş gibi: "Eğer hata yaparsan, sadece o hatanın bedelini ödemezsin; emek verip kazandığın doğrularından da olursun." Yani hata yapmak, elindekini kaybetmek demektir.
Düşe kalka büyür insan.2
Bu ne kadar büyük bir baskı, farkında mıyız?
Kendimden örnek vermek gerekirse ilkokuldan beri bana hata yapabileceğim hiç söylenmedi. Aksine, her yanlışım bir başka doğrumu götürdü. Hatalar hep saklanması, utanılması gereken şeyler oldu.
Sonra bir gün büyüdük. Karşımıza kişisel gelişim kitapları, motivasyon konuşmacıları, yeni nesil liderlik guruları çıktı. Ne diyorlar bize şimdi? "Hata yapmaktan korkmayın!", "Hatalarınızdan öğrenin!", "Hızlı hata yapın, çabuk öğrenin!"
Bu çok büyük bir çelişki değil mi? Yıllarca, en ufak bir yanlışımızda doğrularımızın silindiği bir sistemde, hata yapmamak üzere programlanmışız. Şimdi çıkıp birileri bize "Hadi, cesur ol ve hata yap" diyor.
Nasıl yapalım? O "yanlış yapma" korkusu içimizde o kadar derinlere işlemiş ki, yeni bir adım atmadan önce zihnimizde sürekli "Acaba doğrularım gider mi?" hesabı yapıyoruz belki de. Bilinçaltımıza işlenmiş gibi.
Hatadan dönmek erdemdir.3
Belki de kişisel gelişimin ilk adımı, o kitaplarda yazan fiyakalı sözleri uygulamadan önce, içimizdeki o çoktan seçmeli sınav zihniyetini yıkmak olabilir. Tabii atlamayalım bu sistemin temel amacı, öğrencinin soruları tamamen rastgele işaretleyerek haksız puan kazanma ihtimalini matematiksel olarak sıfırlamak. Fakat gerçek hayatta dört yanlış bir doğruyu götürmüyor. Hatta bazen, o dört yanlış sayesinde asıl doğruya giden yolu buluyorsunuz.
Bizlere "hata yapamazsın" diyerek öğretilen korkuyu bir kenara bırakıp, "yanlışlarımdan doğrularım eksilmez, sadece tecrübem artar" demeyi öğrenmemiz kolay değil. Her zaman doğruları yapan bir insanın ilk hatasında anında silindiğine veya gözden çıkarıldığına şahit olmuşsunuzdur. Her yaptığı yanlış olan birisinin ise doğru hareketi çok büyük alkış alır, "aslında içinde iyilik varmış" hissiyatı kaplar içimizi. Hep mükemmel olmamız beklenir, kendimizden de bunu bekleriz. Hayat, seçenekler arasından doğru şıkkı bulmaya çalıştığımız bir test değil; yanlışlarımızla, doğrularımızla kendi denememizi yazdığımız uzun bir yolculuk.
Hata yapmaktan çekinmeyeceğimiz sınavlar, hatalarımızdan ders aldığımız ve doğrusunu öğrendiğimiz hayatlar umuduyla...
Notlar
1 Kişinin tavsiyeler yerine kendi yaşadığı olumsuz deneyimden çok daha fazla ders alacağını anlatır. Hata yapmak teşvik edilir. Deneyimle öğrenmenin gücü vurgulanır.
2 İnsanın hata yapa yapa, yanıla yanıla doğruyu bulacağını ve olgunlaşacağını ifade eder. Hata yapmak, gelişimin ve öğrenmenin doğal bir parçası olarak kabul edilir.
3 Hata yapmanın kötü bir şey olmadığını, asıl önemli ve övgüye değer olanın o hatayı fark edip telafi etmek olduğunu belirtir.


